SBS'ye KAÇ GÜN KALDI?

SİTEMİ NASIL BULDUN?

Powered By Blogger

16 Mart 2009 Pazartesi

---Hikâyeler---

MARİFETLİ ÇOCUK

Üç hanım ellerinde sepetleriyle pazardan dönüyorlarmış. Hepsi de kendi çocuğunu övüyormuş.
Birinci hanım:
__ Benim oğlum çok becerikli bir çocuktur, demiş. Ellerinin üzerinde dakikalarca yürüyebilir.
İkinci hanım atılmış:
__ Benim oğlumun sesi çok güzeldir. Herkes onun söylediği şarkılara hayrandır.
Üçüncü hanım onları yalnızca dinliyormuş.
Ona:
__ Sen de çocuğunun kabiliyetlerini anlatsana, demişler.
Üçüncü hanım:
__ Benimkinin anlatılacak bir kabiliyeti yok, demiş.

İhtiyar bir adam, hanımların peşinde yürüyormuş. İster istemez onların konuşmalarını duymuş.
Üç hanım, sokağın başına gelince durmuşlar. Üçü de çok yorgunmuş. Sepetlerini yere bırakmışlar. Çocukları da az ileride oynuyorlarmış. Annelerini görünce koşarak gelmişler.
Birinci hanımın oğlu, annesini ellerinin üstünde yürüyerek karşılamış. İkinci hanımın oğlu, bir taşın üzerine oturmuş. Annesinin sevdiği şarkıları söylemeye başlamış. Herkes onları neşeyle alkışlamış. Üçüncü hanımın oğlu ise annesinin yanına gelmiş. Sepeti yerden almış ve:
__ Yardım edeyim anneciğim, demiş.
İhtiyar dayanamayıp hanımların yanına gitmiş:
__ Bence en kabiliyetli çocuk, bu. Çünkü annesine yardım etmeyi yalnız o akıl etti, demiş.


imza: guzeldiyarlar

15 Mart 2009 Pazar

İstiklal Marşı'nın Kabulü

İstiklal Marşı’nın Kabulü
Türkiye’de ilk defa bir milli marş yazılması teşebbüsü, 1920’de Genel Kurmay Başkanı İsmet İnönü tarafından yapıldı. Maarif Vekili Dr. Rıza Nur’u ziyaret eden İsmet İnönü, Milli heyecanı koruyacak, milli azim ve imanı besleyecek, zinde tutacak bir marşın yazılmasını, ordu adına teklif etti. Yarışma Maarif Vekaletinin genelgesiyle okullara duyuruldu ve basın yoluyla da “Türk şairlerinin nazarı dikkatine” sunuldu.

Yarışmaya 724 parça şiir katıldı. Fakat hiçbirisi milli marş olmaya layık görülmedi. Böyle bir marşın ancak Mehmet Akif tarafından yazılabileceği ve para meselesinden dolayı yarışmaya katılmadığı da ağızlarda dolaşıyordu. Hasan Basri Bey, para meselesinin kaldırıldığını söyleyerek, Akif’in yarışmaya katılmasını sağladı. Mehmet Akif’in şiiriyle birlikte üç parça, orduya gönderilerek, asker üzerinde tesiri en fazla olan eserin tespit edilmesi istendi.Cevap olarak Mehmet Akif’in şiirinin beğenildiği bildirildi.

Maarif Vekaleti tarafından gönderilen İstiklal Marşı teklifi gündeme alındı. Başkanvekili Hasan Fehmi Efe’nin başkanlığındaki toplantıda ele alınan marşın tab ve tevziine karar verildi.

Marş, Hamdullah Suphi tarafından Meclis’te okundu. Büyük bir coşkuyla dinlenen marş, sık sık alkışlarla kesildi. Marşın kabul edilmesi, 12 Mart 1921 tarihindeki toplantının öğleden sonraki oturumunda ele alındı.

Akif’in marşının oya sunulması kararlaştırıldı ve “Oy birliği ile kabul edildi.” Marş teklif üzerine en son ayakta dinlendi. Kahraman orduya ithaf edilen marş, İstiklal marşı olarak kabul edildi. Akif “Onu milletime ve kahraman ordumuza hediye ettim. Zaten o milletin eseridir, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım” dedi ve bu marşı Safahat’a almadı.

12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü

İSTİKLÂL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Âkif Ersoy

14 Mart 2009 Cumartesi

18 Mart Çanakkale Zaferi











18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ ŞİİRLERİ

Bir Yolcuya

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet'in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının akıttığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN

Çanakkale Destanı

Bir destan yazılmıştı, Çanakkale isminde,
Bin dokuz yüz on beşin, Mart’ın on sekizinde.
O bir destan değildi, masal sayılır destan,
Ölüm kalım savaşı, kurtuluştu kaostan.
Bu savaş milletimin, varlık yokluk savaşı,
Savaşan Mehmetçiğin, koltuğundaydı başı.
Üşüştü başımıza, dünyanın yabanisi,
Her birisi sanki de, cehennem zebanisi.
Mahşeri aratmıştı, o günde Çanakkale,
Kurdular her cephede, etten, yürekten kale.
Haçlı haçın altında, hedef almış hilali
Geldiyse de top yekun, yaşadı izmihlali.
Bir mühür basılmıştı, dünyanın tarihine
Kim ki şehit düşmezse, küserdi talihine.
Düğüne gider gibi, gittiler şahadete,
Koştular seve seve, en büyük ibadete.
Vatan uğrunda canlar, fedadır birer birer
Şehittir o yiğitler, ölmezler diridirler,
Cephedeydi neferi, duadaydı hastalar,
Kimi yetmiş den fazla, kimi çocuk yaştalar.
Semadan yağmur gibi, yağıyorken kurşunlar,
Sevindiler giderken, Allah’a kavuşanlar.
Nerde mal mülk sevdası, canlarından geçtiler
Kurşun kurşun, şehadet şerbetini içtiler.
Ne Yâr var akıllarda, nede çocuk hayali,
Hedef tek, canı verip, yüceltmekti hilali.
Birkaç gazisi kalan, tek savaştır cihanda,
Kanatlanıp uçtular, cennete hep bir anda.
Toprak kan kustu o gün, denizler demir yuttu,
Şehitleri O Nebi, kucağında uyuttu.
Ne gerek mezar taşı, ne gerek ona mezar
Bugün tarih onları, altın harflerle yazar.
Namazsız ve Kur’an sız, düşse de bir yanına,
Kefensiz, kanlı yelek, şahittir imanına.
Bir damla şehit kanı, bütün dünyaya değer,
Bir toprak parçasıdır, vatan değilse eğer.
Kurtarıp boğazları, şehadete erdiler,
Dünyaya yiğitliğin, bir dersini verdiler.
Gafiller ucuz sandı,oysa paha biçilmez
Sonunda anladılar, Çanakkale geçilmez.
Vatana göz dikenler, azdırdıkça azdılar,
Aslanlar savunmanın, destanını yazdılar.
Okusun bütün dünya, oturup ezberlesin,
Artık ininden çıkıp,yurduma göz dikmesin
Bu vatanın evladı, kurbandır toprağına,
Çakallar rüzgar olsa, değemez yaprağına.
Bir Hilal ki bağrında, yaşatır bu milleti,
Binlerce güneş feda, yaşasın Türk Devleti.

Kasım KAPLAN

Çanakkale Marşı

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Anne ben gidiyorum düşmana karşı.

Çanakkale içinde sıra sıra selviler
Binbaşı oturmuş asker öğütler.

Çanakkale içinde bir kırık testi
Anneler babalar ümidi kesti

Arı burnundan çıktık yan basa basa
Düşmanlar kaçıyor, kan kusa kusa.


18 MART


Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir... (Devamı yarın.)
GÜZEL SÖZLER

  • Zafer,, "zafer benimdir" diyebilenindir.
  • Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
  • Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.
  • Zafer, barışın en kısa yoludur.
NOT: BU ÖNEMLİ GÜNÜ KUTLAMAK İSTERSENİZ SİZ DE BİR YORUM YAZABİLİRSİNİZ...

sevgiler... imza: guzeldiyarlar

14 MARTTA DOĞANLAR

Türk ve Dünya Tarihinde 14 Mart Günü Doğanlar


1847 : Brezilya'da köleleğin kaldırılması davasına adanmışlığından ötürü "kölelerin şairi" olarak bilinen romantik şair Antônio de Castro Alves
1879 : Genel ve özel görelilik teorilerini geliştirerek 1921 Nobel Fizik Ödülü'nü kazanan Alman kökenli Amerikalı fizikçi Albert Einstein
1892 : 1945-56 arasında Macaristan'ın komünist lideri Mátyás Rákosi,


NOT: DAHA FAZLASI DA VAR FAKAT ELİMDEN GELEN BU KADAR.

Doğum Günü Hediyelerinden...


Bütün ailem benim için çok değerli. Bu mutlu günümde yanımda olan herkese teşekkür ederim. Bana hediye almalarına hiç gerek yoktu. Alınan hediyelerden bir tanesinin resmini koyuyorum.

3 Mart

Herkesin Bilmesini İstiyorum! 3 Mart Benim Doğum Günüm Çok Mutluyum. Doğum Günümü Kutlamak İsteyenler Bir Yorum Bırakabilirler. Sizi Seviyorum!!!